Birine ilişkisinde önemli olan yerleri saydırın, tatillerden başlar. Roma. Antalya'daki o hafta. Terası olan otel.
Sonra sormaya devam ederseniz daha ilginç bir şey oluyor. Otobüs durağından bahsediyor. Hep aynı iki şey için uğradığınız bakkaldan. Merdiven boşluğundan. Ve söylerken fark ettiğini görebiliyorsunuz: asıl bir şey ifade eden, merdiven boşluğu.
Tatiller akılda kalır; sıradan yerler şekillendirir
Tatil, ikinizin de önemli olduğunda zaten hemfikir olduğu bir günler kümesi. Roma'yı hatırlamak için haritaya ihtiyacınız yok. Roma'nın dört yüz fotoğrafı var elinizde.
İşaretlenmeyi hak eden yerler, ikinizin de bilinçli olarak kaydetmediği yerler. Tartışırken yürüdüğünüz güzergah. O konuşmanın geçtiği bank. Kombisi berbat olan daire. O yerler daha fazlasını taşıyor, çünkü hiçbir zaman anı diye çerçevelenmediler — sadece hayatın o sırada geçtiği yerlerdi.
Biri haritayı açıp üstte otobüs durağını gördüğünde verdiği tepki, Roma'ya verdiğinden tür olarak farklı oluyor. Roma bir yere gittik diyor. Otobüs durağı baştan beri dikkat ediyormuşsun diyor.
Onları nasıl bulursunuz
Genelde işe yarayan üç soru.
- Nerede bir şey değişti? Güzel bir şeyin olduğu yer değil — ilişkinin yer değiştirdiği yer. İlk kez gerçek bir şey söylediğiniz yer. Neredeyse söylemediğiniz yer.
- Nerede kendinizi tekrar ettiniz? Aynı masa, aynı yürüyüş, aynı pazar. Bir konumu yere çeviren şey tekrardır.
- Bizi anlatmak için birini nereye götürürdünüz? Bir yabancının tek bir öğleden sonrası olsa, nereye giderdiniz?
Sekiz ile yirmi nokta arası en iyi aralık. Daha azı haritayı seyrek gösterir; çok daha fazlası ankete dönüşür. Noktaları kümeleyin — tek bir mahallede beş nokta orada yaşanmış bir hayat gibi okunur, oysa bir ülkeye dağılmış on iki nokta seyahat günlüğü gibi okunur.
Her noktanın bir cümlesi olmalı
Etiketsiz noktalardan oluşan bir harita bir şemadır. İşi yürüten şey, her birinin bir anıya açılması: bir fotoğraf, bir tarih ve yalnızca ikinizin anladığı bir satır.
Satırı kısa tutun, somut ve biraz tuhaf olsun. “Köşedeki meyhane. Her seferinde aynı masa.” “Evet, bu da haritamızda. Gece bir, ikimiz de açlıktan ölüyorduk.” İkincisi, bir paragraflık tefekkürden fazlasını yapıyor.
Hiç gitmediğiniz bir yer koyun
Neredeyse kimsenin aklına gelmeyen ve neredeyse her seferinde işe yarayan numara bu.
Gittiğiniz yerlerin arasına, gitmediğiniz bir tane koyun. Hep gideceğinizi söylediğiniz şehir. Birinizin büyüdüğü, diğerinin hiç görmediği ülke. Bütün haritanın zamanını değiştiriyor: olanın kaydı olmaktan çıkıp bir plana dönüşüyor.
Hediyenin sonundaki geri sayım aynı işi zamanla yapıyor. Henüz gitmediğiniz bir yerde biten bir harita ve henüz gelmemiş bir tarih, geçmişin özetinden çok daha iyi bir kapanış.
Uzak mesafedeyseniz
Tek harita değil, iki harita. Sizinki ve onunki, her biri kendi noktalarıyla, ve aradaki mesafe düzeltilip saklanmadan, görünür bırakılmış. Çoğu insanın içgüdüsü arayı küçültmek oluyor. Yapmayın — o aralık ilişkinin gerçeği, ve onu dürüstçe çizmek, iki yeri bitişikmiş gibi göstermekten çok daha etkileyici.
Bunun nasıl okunduğunu örnek hediyede görebilirsiniz; Londra'dan Türkiye'ye uzanıyor ve ortasını yumuşatmıyor.